PARA MI İNSANIN İNSAN MI PARANIN!

tüketim resim

‘Ben’ diyorlar. Her şey ‘ben’i tatmin etmek için. Tatmin edemeyenler yaşama telaşında.

Her şey o kadar hızlı değişiyor ki birileri ‘ben’ olabilirken bunu dert edinirken birileri de nasıl yaşayacağız derdinde. Bir de orta kesim var ki yaşama telaşıyla birlikte ‘yaşam tarzı’ndan ödün vermek istemeyen. Onların, yapacakları seçimler sonucunda iki taraftan birine yaklaşması muhtemeldir. Yaşama telaşından uzaklaşmadıkları müddetçe bulundukları yerde de kalmaya devam edebilirler. Tüketim toplumunun en geniş pazarıdır onlar, ama kırılma noktası yaratabilecek olanlar da onlardır. Hem sayıca fazla oldukları hem dengede kalma, ‘yaşam tarzı’ üzerinde odaklanma, bunun dışına çıkarak ‘ben’cileşmeme ihtimalleri oldukları için. Bu ihtimaller zevk ve tercihler üzerinden değerlendirildiğinden her zaman sarsıntılı olmuştur.

En büyük bilinmeyen değişkendir zevk ve tercihler. Tahmin edilebilir, fakat bilinmesi güç değişken. Bu bilinmesi güç değişkenin genel eğilim ( trend ) olması, tesadüfen de olabilir isabetli öngörüler sonucunda da. İşte sermaye, bu isabetli öngörüler çevresinde dolanarak kendini büyütmeye çalışır. Bu büyüme genel eğilimleri, yaşam tarzlarını, kültürleri ve hatta kendi kaynağını da dönüştürür. Bu bir döngüdür ve bu döngünün esası değişimin kaçınılmazlığı üzerinedir.

Öyleyse bir döngü olduğu için mi değişim var, yoksa değişim mutlak olduğu için mi bir değişim döngüsü var?

Yani sermaye olmasa idi?

Evet. Sermaye olmasaydı da döngüsel değişim olacaktı kuşkusuz. İnsan aklı olduğu sürece keşifler, iletişim, eğitim, sistematik ilerleme kaçınılmazdır.

Peki yaşam tarzı bunların neresinde? Yaşama telaşı her zaman mevcut da, yaşam tarzı ve daha ilerisi ‘ben’cilik, bunun neresinde?

ALTERNATİFLER. Başımıza gelebilecek hem güzel hem kötü şey. Belki de en güzel ve en kötü şey. Seçeneklerin çoğalması hiç de o kadar masum bir şey değil. Özgürleştiğimizi sanırız, bir de bakmışız ki tutsak olmuşuz. Seçeneklerin artması yaşama telaşımızı belki bir nebze azaltabilir, ama tutsak olmaya başladığımız noktada ( örneğin marka bağımlılığı ) yaşama telaşımızı, gayretimizi artırabilir de. Yine bir bakarız, artık bağımlılıklarımız için yaşar olmuşuz. Biz ihtiyaçlarımız için yaşadığımızı sanırız, oysa bu bir yanılsamadır. Artık büyük oranda zevk ve tercihlerimiz üzerinden yönlendiriliriz.

Yaşam tarzımızın olması, alternatifler üzerinde dengede kalmamızı sağlar. Zevk ve tercihlerimizi ihtiyaçlarımızla birlikte ele almak, kararsızlığımızı giderir. Aynı zamanda harcamaya yönelik iştahımızı da.

Bıçak sırtı! Para mı insanın yönünü, insan mı paranın yönünü değiştirir?

Bir cevabım var.

TH

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s